madem laf “yolda”dan açıldı öyle devam edelim. sal paradise, bitik bir halde otobüste yolculuk yaparken bir hatun dikkatini çeker. meksika diyarından kopup gelme, latin güzeli terry. bizim delikanlı tanışır hatunla ve aklını çeler. bir süre beraber takılırlar, takılırlar derken yollarda değil tabi. bizim yol adamı, terry için çalışmaya bile başlar. her zaman derim; tehlikeli varlık bu dişiler. adamı yolundan edecek, planlarından vazgeçirecek kadar.
ah şu kadınlar
Nisan 22, 2008yolcu yolunda gerek
Nisan 22, 2008
tuhaf bir tesadüf müdür yoksa kitap üzerinde bir lanet midir bilinmez, “yolda” ile olan gecikmelerden bahsediyorum. kerouac’ın 1951′de kaleme aldığı kitap ancak 1957′de gün yüzüne çıkabilmiş, o da orijinal haliyle değil. çıktığı dönemde “kült” damgasını anında yiyen eserin orijinal metniyle basımı ise tam 50 sene sonrasına 2007′e kısmet oldu. romanın türkçedeki macerasına daha önce bir postta değinmiştim, şimdi gelelim sadede; 2005′ten bu yana beyaz perdeye aktarılmayı bekliyor bu kitap. “the godfather”, “rumble fish”, “dracula” gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış francis ford coppola, 1968 yılında satın almış film haklarını. 2005′te de, yine bir romandan beyaz perdeye uyarlama olan “motosiklet günlüğü”nün başarılı yönetmeni, walter salles’i yönetmen koltuğuna oturtup projeye başlamıştı. ilk olarak 2007 olarak belirtildi gösterim tarihi, daha sonra 2008 oldu, şu anda da imdb’e baktığımda 2009 gözüküyor. umarım daha fazla aksilik yaşanmaz da gelecek sene sinema koltuğuna yayılır izleriz sal ile dean’in yol maceralarını.
beerserk tarafından yazıldı
beerserk tarafından yazıldı