star tv, senelerden beridir şampiyonlar ligini yayınlamasına rağmen belirli bir kalite düzeyi yakalayamadı. önceleri bir nebze daha iyiydi, güntekin “mahcupsun” onay sunardı maçları, yanında turgay abisi yorumlardı; her söylediğini “di mi güntekin?” diye onaylatırdı.
son birkaç senedir ise maç anlatımını gol olduğunda deli danalar gibi goooooool diye bağırmaktan ibaret sanan, türkiye’nin en gereksiz para kazan spikerleri sunmaya başladı. kimisi sanal ortamdan aldığı bilgileri, doğruluğunu teyit etmeden, maç sırasında kullanır, rezil olur (ertem şener) kimisiyse normalde bile katlanılamayacak o iğrenç ses tonuyla bir de milyonlara maç anlatmaya kalkar (emre tilev). bunlar yetmezmiş gibi bir de ağabeyleri var yanlarında, ilker yasin. dünya kupasından sonra en büyük futbol organizasyonu olan şampiyonlar ligi, bu ekip sayesinde piç ediliyor her sene.
bu seneki yorumlarında henry’i 8 senelik ajax’lı yapan, chelsea kulübüne yakın tanıdıkları olduğunu söyleyen ilker yasin, geçtiğimiz hafta chelsea – liverpool karşılaşmasında şu sözleri sarfetti, noktasına virgülüne aktarıyorum: “ingiliz kamuoyu geçtiğimiz haftalarda afrika’da büyümüş, oranın kültürüyle yetişmiş drogba ile avrupa’nın göbeğinde büyümüş ballack’ın maç esnasında yaşadığı gerginliğe tanık oldu.” . daha sonra da “avrupa kültürü” ile büyüyen ballack’ın ne kadar da uygarca davrandığından ve “afrikalı” drogba’nın çirkefliğinden dem vurdu. açık bir şekilde ırkçılık! bunun başka bir tarifi olamaz. takip ettiğim kadarıyla basında pek yankı bulmadı olay, zaten bulmasını da beklemiyorum, hepsi aynı kapta gideriyor büyük abdestlerini. ekşi sözlükte sadece bir yazarın dikkatini çekti, başka da bir yerde rastlamadım zaten. tabi türkiye’de yaşıyoruz, teninin rengi siyah olan “insan”larla pek bir sorunumuz yok. sadece seneler önce ferhan şensoy, “esmer vatandaş” dediği için tepki çekmişti. basın zaten ferhan abime gıcık, ağzından ne çıksa pişman ederler. diyeceğim şudur ki, söz konusu cümleleri eğer yurtdışında sarfetseydi sayın yasin, şu ana kadar ahbap çavuş ilişkileri sayesinde oturduğu ve zerre hak etmediği koltuğunu kaybederdi, bununla birlikte kendisini yargı karşısında bulurdu. ama “burası türkiye” zımbırtısı bir kere daha karşımıza çıkıyor. kolay parayı cebe indirmeye aynen devam. sahi bu ülkede ırkçılığa karşı herhangi bir yasa yok mu? varsa neden uygulanmıyor acaba?