yıllardan sonra ilk defa bir sınava girdim dün, kpss. çoğu yaşıtımın dördüncü defa katıldığı bu sınava ilk girişimdi. üniversiteden mezun olduğumdan beri çevremdekiler tarafından sınava girmeye teşvik edilir, ancak sınav harcının boş yere gideceği düşüncesiyle girmezdim. bu seneki sınav harcının 40 ytl olduğunu düşünürsek 20 tane bira veya 2 tane büyük rakı yapmakta, büyük para doğrusu.
konserdi festivaldi derken ben unutmuşum sınavı, geçen hafta hatırlattılar. eve döndüğümde sınava giriş kağıdı elime geçmese yine unuturdum. ben böyle diyeyim de anlayın siz sınava ne kadar önem verdiğimi.
sınav giriş kağıdının üzerine yeşil ve büyük puntolarla yazmışlar: “cep telefonu olanlar sınava alınmayacaktır” diye. akılları sıra kopya olayını önleyecekler, herkesin adilce sınav geçirip, hakettikleri puanı almasını sağlayacaklar. düşünce güzel peki ya sonrası? puanlar açıklanacak, alım yapacak olan yerler ilan verecek. hatırlı tanıdıkları olanlar araya milletvekilleri, bakanları sokacak hayatının geri kalanında haketmedikleri bir işte çalışmak için. böylece düşük puanlılar, yüksek puanlıların önüne geçecek. çoğu kişi gelecek sene yapılacak olan kpss’ye çalışmaya başlayacak.
sınav sonrası eş dost soruyor “nasıl geçti” diye, “bilmiyorum” diyorum. gerçekleri göz önüne aldığımızda nasıl geçtiğinin ne önemi var ki? olan 20 bira parasına oldu.