3 ağustos 2008 björk istanbul konseri

sabahın köründe gitmeyi planlıyordum arenaya, ama gece yolculuğum boyunca 1 saat uyuduğum için sabahı uyuklamaya ayırdım. kendime gelip beşiktaş’ta az biraz takıldıktan sonra saat 15 gibi arena kapısına dayandım. tabi kapı kapalı. önümde 10-15 kişilik bir kuyruk vardı. hemen benden önce arkadaşlarım gelmiş, güneşin altında kapı açılışını beklemeye başladık. 4 saat süren bekleyiş süresince boğaz kenarında yürüyüş yapan amcamların, teyzemlerin garip bakışları, arabayla geçenlerin bizi süzüşleri hatta laf atışlarına şahit olduk. burada hacı olacağım ya kuruçeşme arena’nın etrafını 7 kere tavaf mı etsem dedim. baktım çok saçma olacak beklemeye devam. vakit yaklaştıkça heyecan kat kat artmaya başladı, karnımda kelebekler uçuşuyordu resmen. soundcheck sırasında bekleyenler transa geçti, herkeste bir boş bakışlar, artık saat gelsin, şov başlasındı.

saatler tam 19′u gösterirken kapı açıldı. içeri girer girmez depara kalkıp sahneye doğru koştum. bariyere ulaşıp en önde olmayı garantileyince rahat bir nefes aldım. oturup bu sefer konser saatinin gelmesini bekledim. ayağa kalktığımız anda, uzun boylu oluşumuzdan dolayı, yanımda duran arkadaşla beraber çin seddi oluşturduk ve arkamızdakilerden laf yemeye başladık. hatta bir turist hatun vardı, pigmeden hallice. en öne geçmek için baya bir taciz etti. tam o esnada sahne önü bileklikleri dağıtan hatun geldi, ondan bileklik kapıp sahne önü kısmına giriş yaptık. milletin 300 lira bayılıp girdiği yere normal biletle girmek baya bir hoş oldu tabi. hatta burada da olayı abartıp en öne konuşlandık. konserin başlamasına çok az zaman vardı ve björk sahneye çıktığında aramızda 10 metre olacaktı. inanılmaz bir şey.

“hacı oldum a dostlar”

japon türküleri çalarken, sahnede son hazırlıklar yapılıyordu, bayraklar sahneye yerleştirildi, arka planı oluşturacak olan dekor indi. veeeee önce wonderbrass orkestrasının hatunları teker teker yerini aldı sahnede. perküstyonist, dj, synthçi abiler de çıktı. ve björk salına salına geldi, direk “earth intruders”‘a giriş yaptılar. ardından durmadan “hunter”, “pagan poetry” sıralamaya başladılar. ona bu kadar yakın olmanın verdiği duyguyla sevinsem mi ağlasam mı, karmakarışık bir ruh halindeydim. hele “pagan poetry”‘nin “i love him, i love him” kısmına giriş yapmadan önce björk ağlarmış gibi tribe girince benim de gözlerimden bir kaç damla yaş süzüldü. bu noktada seyirciye deyinecek olursam, oldukça ruhsuz bir izleyici kitlesi vardı. davetiyeler fazlasıyla dağıtılmış ve alakasız insanların eline geçmiş olmalı. bilet fiyatlarının da pahalı olması ayrı bir unsur. yani oradaki björk dinleyicisi çok fazla yoktu. “hyperballad”‘a girince ilk pasajı seyirciye söyletmeye çalıştı björk, ama çok fazla ses çıkmayınca tatmin olmadı, yine de bozmadan şovuna devam etti. seyirciden björk de pek memnun kalmadı, mimik ve jestlerinden fazlasıyla anlaşılıyordu. “hyperballad” ardından gelen “pluto”‘da tempo resmen tavana vurdu. müziğe bir de lazer şov katkı yaptı. zaten konser boyunca görsel şov üst düzeydeydi. “pluto”‘dan sonra sahneden indiler, bise geri çağırdık, “anchor song”‘u çaldılar önce. björk uyuyan seyirciye “uykuya dalmadan önce son bir ninni” diye lafını çakarak “declare independence”‘a girdi. “bitmesin yaaaa” diye sızlanıp duruyodum ben o anda. sahnenin her iki yanından konfeti yağmuru başladı, lazer şov bi yandan sahneye doluşan wonderbrass kızları bir yandan hep beraber “raise your flag – higher higher” diye anırdık. şarkı bittikten sonra yeni parça için bağırmama fırsat kalmadan sahneden indiler. sanırım seyirciden memnun kalmadığından dolayı çok kısa kesti olayı björk, mesela soundcheck esnasında çalan “where is the line” setlistte yer almadı. “bachelorette”, “all is full of love”, “nature is ancient”, “aurora” gibi beklediğim parçalar da çalınmadı. 18 parça az mıdır, sabaha kadar çalsa beni yine kesmezdi. beni tatmin eden yanı ona bu kadar yakın olabilmek, dünya gözüyle kendisini görebilmekti. çok mutluyum, artık ölsem de gam yemem.

setlist :
* earth intruders
* hunter
* pagan poetry
* desired constellation
* pleasure is all mine
* joga
* ouverture
* immature
* army of me
* triumph of a heart
* 5 years
* cover me
* wanderlust
* hyper-ballad
* pluto
–bis–
* anchor song
* declare independence

not: konsere fotoğraf makinası getirmek yasak diyen zihniyet sana çok kızgınım ve laflar hazırladım. sırf girişte sorun çıkmasın, konser zehir olmasın diye yanımda getimedim makinamı. ancak makinayı kapan gelmiş. en önde olup her anı fotoğraflayamadım ya kafama sıçayım kafama. yazı boyunca görmüş olduğunuz fotoları net ortamından çalıp çırptım. hepsi istanbul konserindendir.

Yorum Yapın