yaklaşık 2 hafta oldu oyun çıkalı ve yaklaşık 2.5 sezon oynadım oyunu. artık hakkında bir şeyler yazmanın zamanı geldi.
öncelikle oyunun kapağında che’yi görüyoruz. boş yere koyulmamış oraya che. getirilen 3d özelliği ile fm tarihinde bir devrim yapılmış durumda, hatta menajerlik oyunları tarihinde. 99′dan beri oynuyorum bu oyunu, cm ve fm’ye bağlı kaldım. sadece ilk yıllar şu an adını hatırlamadığım bir oyunu oynuyordum. onda da 3d özelliği vardı (8 sene öncesi sanırım) ancak sürekli birbirini tekrar eden pozisyonlardan golün ne zaman gelip gelmeyeceğini çözüyordum. fm’nin 3d olayı ise heyecan verici. adeta tv’de maç izlermiş hissi veriyor insana. hatta maçı tv view seçeneğiyle izleme, ve heyecanı daha da fazla yaşama olanağı veriyor oyun. ayrıca 5 farklı kamera açısıyla maçı farklı şekillerde izleme imkanı sunuluyor. ancak görüntüyle ilgili bazı ufak eksiklikler yok değil. örneğin hakemleri moonwalk yaparken, sakat oyuncuları olduğu yerde koşarken görebilirsiniz. bunlar giderilir, bir de tribün görüntüleri de verilirse oyuna tadından yenmez.

gelelim oyunla ilgili artı ve eksilere…
artıları:
+ oyuncuların maç boyunca ne kadar koştuğu görülüyor.
+ oyuncuların maç performansı daha detaylanmış durumda, puanları (7.1, 6.4) şeklinde görülebiliyor.
+ yardımcı antrenör maç içerisinde gidişata göre mantıklı öneriler sunuyor.
+ maç raporunun haricinde maç ekranının alt tarafındaki bar sayesinde istenilen dakikadaki pozisyona erişilip izlenebiliyor.
+ transferler kolaylaşmış durumda. takımın reputation’ına göre kolayca transfer yapılabiliyor. eskisi gibi uçuk teklif vermeye gerek kalmıyor. örneğin; galatasaray’dayken mehmet topuz’u piyasa değerine göre ilk teklifte satın aldım.
+ transfer tekliflerinde karşı takımın hangi pozisyonlara adam aradığı belirtiliyor, yani sizde eğer satılık adam varsa o mevkilerde oynayan takas yapma ihtimaliniz oluyor.
+ tesadüf müdür bilmem ama oyuncu özellikleri gerçektekine çok benziyor. şunu demeye çalışıyorum, milan baros defans arkasına koşu yapıyor, kaleciyle karşı karşıyayken plase şut tercihi yerine kaleciyi çalımlamaya ve geçmeye çalışıyor. henüz topu elle kestiğini görmedim
- taktik tahtasında oyuncuların koşu yollarındaki varvasyonlar azaltılmış. önceden tek forvet çıkıp, sağ ve sol açığı tandem oynatıp ceza sahasının içine yönlendiriyordum. forvet arkası oyuncunun da katılımıyla ataklarda rakip ceza sahasında 4 oyuncum oluyordu. defansın markajından sıyrılan oyuncularım rahatlıkla golü buluyordu. bu oyunda yapamadım bunu. mecburen tek forvet arkasında 3 amc ile idare ediyorum.
- önceki oyunlarda yenen tuhaf goller bu oyunda da devam ediyor. ve 3d olduğundan golün ayrıntıları görülebiliyor. trabzonspor deplasmanındayken meira geri pas veriyor, de sanctis trabzon tribünlerini seyrederken top çizgiyi geçti ve sanctis’in umrunda değildi.
- fm2008′deki sakatlık sorunu malesef devam ediyor. eğer açılış sezonundaki yaz kampını yeterince iyi değerlendirmezseniz ilk sezonunuzda her maç 2-3 sakatlık yaşamanız olası. kadrom geniş olmasına rağmen sıkıntı çektim.
- devam eden sorunlardan birisi de kart sorunu. tackling’i hard seçeneğini yapmanız durumunda kartlar başınızı ağrıtabilir. ben bu sorunu yaşamadım ancak rakip takımlar 2-3 kırmızı kart görebiliyor maçta.
- ceza sahası dışındaki faullerde penaltı kararı çıkıyor. daha çok lehime olduğu için pek ses etmiyorum ama aleyhime olsaydı isyan ederdim.
- ofsayt pozisyonları anında kesilmiyor. yani ortasahada ofsayt durumundaki oyuncu kaleye kadar iniyor, golünü atıyor, takım hep beraber coşup sevinirken ofsayt kararı veriliyor, çıldırıyorum.
- uzatma dakikalarına genelde uyulmuyor. 2. sezonumda barcelona ile şampiyonlar ligi yarı finalindeyim. camp nou’daki ilk maçta 2-0 mağlup oluyorum. ikinci maç ali sami yen’de. 1-0 öndeyken bir golüm bir önceki maddedeki gibi iptal ediliyor. skor 2-0′a geliyor, bir golüm daha aynı şekilde çöpe gidiyor. hakem 4 dakika uzatma veriyor. uzatmalarda turu geçerim diyorum. 6. uzatma dakikasında barcelona golü buluyor ve eleniyorum, ağlayacaktım.
- kendinizi kaptırdığınız zaman sevgilinizle sorun çıkartabiliyor. oyuna dalıp, kız arkadaşınıza olan ilginizi düşürmeyin. paparayı yersiniz.
genç oyuncu önerilerim:
* rafael carioca (gremio)
* mehmet ekici (bayern munchen 2)
* eren derdiyok (basel)
* onyekachi apam (nice)


Kasım 30, 2008, 12:02 am üzerinde |
adını hatırlayamadığınız ve 3 boyutlu görüntüsü olan 1992-1994 gibi Amigada ve PC de oynanabilen The Manager vardı. zamanın efsanesi..
Kasım 30, 2008, 12:07 am üzerinde |
@tek: muhtemelen o olabilir. pencerenin sağ üst köşesinde oyunu 3d izleyebiliyordum. hatta o zamanlar laslandes’i alıyordum takıma. yıllar sonra canlı kanlı görünce adamı bi tuhaf olmuştum
Aralık 1, 2008, 10:31 pm üzerinde |
FM 2009 oynamadım ama yazı çok detaylı ve bilgilendirici olmuş teşekkürler. Commodore dedinizde aklıma Track Suit Manager geldi text bazlı bir menejerlikti ama çok severdim neyse nostalji işte…
Aralık 2, 2008, 2:25 pm üzerinde |
sevgili moonskin boyozu, transferler abartılı değil diyorsunuz; ama ben tam şu an galler’in yeni prensi gareth bell’i takımıma alamıyorum. adamın değeri 6 mılyon euro ama gelmıyor. 77 mılyon euro istiyor takımı. ha takımım kötü mü? kun’u 48 mılyon dolara almıs bir takımım. düşün. sen galatasarayla alırsın tabii ki volkan babacanı 3 mılyona.:D
Aralık 2, 2008, 5:20 pm üzerinde |
@gameditor: ben teşekkür ederim yorumun için. malesef commodore kullanıcısı diildim. konsollu atarilerle başladım oyun hayatıma.
Aralık 2, 2008, 5:21 pm üzerinde |
@fut. muh. : sen hangi takımla oynuyorsun gözüm?
Aralık 8, 2008, 2:15 pm üzerinde |
tek bir mavi var o da manchester mavisi. ehehe