ekim ayının sonunda piyasaya sessiz sedasız çıktı the cure’un yeni albümü. sessiz sedasız derken, net üzerinde çok fazla yazıya rastlamadım hakkında. eğer roll’un bu ayki sayısında albüm kritikleri arasında görmesem hala daha haberim olmayacaktı bu albümden.
albüm adı içerisinde yer alan 4:13′ün ne olduğu hakkında biraz kafa yormuştum. 13 ile bu albümün 13. stüdyo albümü olduğuna mı dikkat çekilmiş acaba derken, albüm öncesi çıkartılan single’ların tarihleri gözüme çarptı. mayıs’tan itibaren 4 ay boyunca ve ayın 13. günleri yayınlanmış single’lar.
daha önce de grubun albüm kapaklarını çizen porl thompson’un kaleminden çıkan kapak, bir önceki albüm “the cure” ile aynı tarzda ve bu iki albüm kapağı grubun diskografisine göre farklılık teşkil ediyor.
geçtiğimiz haftadan beri dolandırıp durdum winamp listemde albümü. önceki albümlere göre farklı bir sounda sahip olmayan albüm, grubun artık kemikleşmiş havasını aktarıyor dinleyene. albümdeki en sevdiğim parça olan “freakshow” bunun bir örneği mesela. çıktığı günden beri çoğu rock dergisinden yüksek puanlar kapan albüm, the cure dinlemeye başlayacaklar için doğru bir adres olmasa da grubu sevenlerin hoşuna gidecek kalitede.