bu bloga başlama amacım daha önce de belirttiğim ve üst resimde yazdığım gibi kafam bozukken bir şeyler yazmak, kendimi bu yolla rahatlatmaktı. hatta ikinci post bu amaca hizmet eden yazımdı diyebilirim. zamanla düzenli bir blog tutma hevesi oluştu ve “beerserk” kişisel nitelemesinin gittikçe dışına çıkmaya başladı. özellikle son dönemlerde izlediğim filmler üzerine kendimce yaptığım yorumlardan sonra sinema, “beerserk”‘in başını çeker oldu. bazı forumlarda ve sitelerde sinema siteleri arasında yer almaya başladım (blogumu gerek bu şekilde listesine gerekse blogrolluna ekleyen herkese teşekkür etmek isterim bu arada). bloga başlarken ziyaretçi sayısını umursamazken günde 150-200 arası ziyaretçinin olduğu bir blog oldu beerserk. tüm bu güzel gelişmeler, “beerserk”‘i esas noktasından saptırdı. bunu göz önüne alarak yeni bir blog açıp, sinema, müzik üzerine paylaşımlarımı orada sunmak istedim. bunun için de wordpress’in tematik elverişsizliğini arkamda bırakıp blogspot’a geçmek istedim. şartlar elvermedi. madem öyle ben de canımıniçi gafsa’yı da olaya katar, yeni bir blog yaratırım dedim. kişisel olmayan ve belirli bir konseptin olduğu. tüm bu arayışların sonucunda “artperest” ortaya çıktı ve bugünden itibaren yayın olayına başladık. şu demek oluyor ki; “beerserk” köklerine döndü, sanatsal zırvalar “artperest”te. oraya bekleriz artık.
http://artperest.blogspot.com/
beerserk tarafından yazıldı